Ölümün Kokusunu Hayat ile Bastırmak: Hamnet Romanı ve Kadim Bitki Kültü
Bir kitabı okurken sayfaların arasından süzülüp kendi coğrafyanızın bin yıllık geleneklerine dokunan o gizli bağları fark ettiğiniz oldu mu hiç? Maggie O'Farrell’ın büyüleyici romanı Hamnet’i okurken tam olarak bunu yaşadım. Romanın merkezinde yer alan bitki reçeteleri ve tütsüler, modern bir yazarın günümüzden uydurduğu kurgusal fanteziler değil. O'Farrell, 1590'lar İngiltere’sinin etnobotanik arşivlerini ve o dönemde henüz mikroplar keşfedilmediği için salgınların pis ve kötü kokulu hava (miasma) yoluyla bulaştığına inanılan tıp literatürünü titizlikle taramış. Kitap, her ne kadar 16. yüzyıl İngiltere’sinde veba salgınının ortasında genç yaşta ölen Shakespeare’in oğlunu anlatsa da satır aralarında öyle bir evrensel damar barındırıyor ki insanı doğrudan Anadolu’nun köylerindeki cenaze ritüellerine, Orta Asya’nın kadim şaman tütsülerine götürüyor: bitki kültü. Bugün, Hamnet romanını edebî bir başyapıt yapan o "şifacı kadın" arketipini ve insanlığın en büyük acısı...